11 Nisan 2018 Çarşamba

Güz Yemişi Nedir?

Özellikle Himalayalar ve Japonya'da çokca tüketilen ve bilinen bu bitki genelde kırmızı renkli meyveler vermektedir. Güz yemişi, yoğun dikenli ve bodur bir ağaç olan zeytinimsi bitkiden elde edilen meyvelerdir.  Kök yapısında bulunan azot tutucu yardımcı bakteriler sayesinde kısır coğrafyalarda da başarıyla büyüyebilen güz yemişi özellikle son bahar aylarında kendini gösterir ve olgunlaşır güz yemişi adını zaten bu özelliği sayesinde almıştır.
Yaprak döken güz yemşi bitkisi 4-10 metre boyuna ulaşabilirken giderek artan yoğunlukta bir yaprak birikimine sahiptir.  Güz yemişinin çiçekleri ise 4 bölmeli sarı beyaz ve güzel kokuludur.


Özellikle bildiğimiz tipik domatesten 17 kat fazla likopen içerdiği tespit edilmiştir. Likope’nin prostat kanseri riskini azalttığı üzerine ciddi araştırmalar olduğu düşünüldüğünde güz zeytini iyice ön plana çıkmaktadır. Pişirerek kullanıldığında likopenin daha fazla açığa çıktığı bazı net kaynaklarında belirtilmektedir. Aynı zamanda güz zeytininin meyve ve çekirdeklerinde insan vücudu için gerekli protein ve fatty acid’ler, çok zengin phytoene, a- ß –cyrptoxanthin ve ß-carotene içeriği olduğu saptanmıştır. Bol salkımlar halinde oluşan güz zeytini meyveleri taze olarak tüketilebildiği gibi, reçel ve jel yapımında da kullanılabilir.

Güz yemişi bitkisi domatesten 7-17 kat fazla oranda likopen içerir bundan dolayı kansere karşı insan bünyesini kuvvetlendirdiği bilinmektedir. Güz yemişi  taze veya kurutulmuş olarak bolca tüketilir ve gerçekten çok şifalı bir bitkidir. Güz yemişinin çekirdekleri de oldukça şifalıdır ve ayrıca çekirdeklerinin tatları mayahoş lezzetli dir. Çekirdekler özellikle çiğnenerek tüketilir.
güzyemişi eksi 40 dereceye kadar soğuğa ve kurak koşullara dayanan bir yapısı vardır, güzyemişinin Türkiye’de alternatif ürünler içinde en kolay ve ekonomik yetiştirilebilecek bir meyve olduğunu düşünebilirizı.
Güzyemişinin Asya ülkelerinde çeşitli şekillerde tüketildiğini belirten Çelik, güzyemişinin taze meyve, meyve suyu, reçel, jöle, sos, kuru meyve olarak tüketildiğini, yaprak, kök ve çiçeklerinden ise ilaç sanayisinde yararlanıldığını kaydetti. Çelik, güzyemişinin Uzakdoğu’da geleneksel besin kaynaklarından biri olarak tüketildiğini de sözlerine ekledi.
Likopen, sebze ve meyvelerde doğal alarak bulunan karoten familyasına ait bir pigmenttir. Bir çok araştırma göstermiştir ki likopen prostat kanseri, sindirim sistemi, göğüs kanseri, akciğer kanseri ve yaşlılıktan dolayı oluşan kalp dejenerasyonunu aktif olarak engelleyebilir.
Yaprak döken güz yemşi bitkisi 4-10 metre boyuna ulaşabilirken giderek artan yoğunlukta bir yaprak birikimine sahiptir.  Güz yemişinin çiçekleri ise 4 bölmeli sarı beyaz ve güzel kokuludur.
  • Antibakteriyel bir meyvedir. Sağlık açısından son derece önemlidir.
  •  Prostat kanseri, pankreas kanseri gibi birçok kansere yakalanma riskini düşüren özellige sahiptir. Hücrelerin yenilenmesini sağlar.
  •  Biyoaktif bileşikler, esansiyel yağ asitleri, beto karoten, lutein, A, C ve E vitaminlerce zengindir.
  • Likopen akciğerdeki iltihaplanmayı onarıp, astım riskini azaltmaktadır. Günde 1 porsiyon ve daha fazla domates ve türevlerini tüketmek prostat kanserini önleyici etkiye sahiptir.
    Kan basıncını düşürücü etkiye sahiptir ayrıca likopen; cildin oksijeni daha iyi ve etkili kullanmasını sağlar.Kadınların Güzellik Sırrı: Likopen
    Ciltte doğal bronzlaşma sağlayıp, gerginlik, parlaklık ve canlılık sağlayan likopenin güzelliğe katkısı yeni değil aslında, yıllar öncesine kadar dayanmaktadır.

1 yorum: